164 kişi kendisini tutuyor, 10 arkadaşı var.
|
|
lost3754 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
galatasaray3533 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
nietzsche3231 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
vasıflı deliler2873 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
psikolojiksorunlular2757 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
psikoloji1935 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Fight Club1891 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
boşluk metinleri960 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
Sagopa Kajmer882 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
çocuk pornosuna hayır749 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
prisonbreak686 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
uçurum361 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
sosyomat bulusmalari ankara152 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Facebook üyeliği olmayanlar584 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
antalya512 üyesi var. üyelik serbest. |
İyi Niyetli Kıyametlerin Ceket İliklediği Vakitlerde, Karanlık Şarkıların Gölgesinden Aşağı Düşerken,
Kainatı Orta Yerinden Kesip Ayıran, Kıpkırmızı Bir Makastı Senin Dudakların...
İyi Niyetli Kıyametlerin Ceket İliklediği Vakitlerde, Karanlık Şarkıların Gölgesinden Aşağı Düşerken,
Kainatı Orta Yerinden Kesip Ayıran, Kıpkırmızı Bir Makastı Senin Dudakların...
İyi Niyetli Kıyametlerin Ceket İliklediği Vakitlerde, Karanlık Şarkıların Gölgesinden Aşağı Düşerken,
Kainatı Orta Yerinden Kesip Ayıran, Kıpkırmızı Bir Makastı Senin Dudakların...
kalemler tırnaklarının içine alır sözleri
çok uzarsa belli
hangi orospunun tırnakları kısa ki?
EN AZINDAN...
İçimdeki kırıklıklara inat mutluyum bu sabah ben,
Ağrısız uyandım çünkü....
En azından bastonuma uzanmadı ellerim,
ve seni aramadım kalktığım gibi etrafımda....
tolga ...saol
uykulu gözlerle döndüm Rüyamdan
sana sarı laleler aldım çiçek pazarından
sen olmasan buralara gelemezdim ben
sevemezdim bu şehri anlamazdım dilinden
nasıl bir sevdaysa bu karşı koyamam
dayanamam kıskanırım seni paylaşamam
satırlar uçar gider aklımdan
sana sarı laleler aldım çiçek pazarından.
uykulu gözlerle döndüm rüyamdan
sana sarı laleler aldım çiçek pazarından
sen olmasan buralara gelemzdim ben
sevemezdim bu şehri anlamazdım dilinden
yeniden başlasam bu sefer korkmadan
koklayıp birbirimizi çöpe atmadan
satırlar uçar gider aklımdan
sana sarı laleler aldım çiçek pazarından
güzeldi senin sesinden dinlemek ...
Oysa o korunmayı kabul edecek kadar sakin değildi. Evcil değildi. Ne zaman saçlarını okşasam kan akardı gözlerinden. Yalnızdı. Ben hiç dolduramadım onun hayallerindeki çıkılmaz dağları geçilmez uçurumları...
cok sevdim bunu blooregard
Yaramaz Hayatımın Sadece Yaramaz Bir Anısıydın Ayrılıklar içinde Oda Kayboldu..
Aslında bildiğim onun da bildiği
sır gidişlerin arsızı değil yolcu
Öyle yazıldığı için belki
antik serüvenlerin sonu
tutsak kıldık düşsel söze gerçeği
Gitmek hayat getirecek
yenik düşerek kalmak ölüm
Her geri döndüğünde avluda
öylesine sevişmek zulüm
Kutsal ilişki var oluşuna yoldaş arar
yanıtı geciktirilmiş sorularda
Hüküm dinlemez kayıp giden yıldızlar
aşk sorgulanmamalıdır asla
Arka odada ölesiye susar
günü sonlayacak intihar
Yüreğim kapıda
Benim erkeğim olacak adam Yazın buharlaşmayacak,kışın donmayacak,sonbaharda yapraklarını dökmeyecek,yani hep aynı kalacak,ya da artacak sevgi.Altını görünce gümüşten,gümüşü görünce bakırdan vazgeçmeyecek.Tagore gibi;"İstediğin zaman lambayı söndür.Senin karanlığını da tanır ve severim" diyecek.
bir insanı tanımanın zamanla ilgisi yok yaşamakla ilgisi var ne kadar çok zaman geçirdiğin değil onla ne yaşadığının ve paylaştığının önemi var bu yüzden bazen bir insanı bir dakikada tanıyabilir ve hayatından sepetleyebilirsin yada bir insanı 5 yıl boyunca tanıyamayıp hayatını kahredebilirsin demek ki bazen biz karşımızdakiyle sadece zaman geçiriyoruz hiç yaşamıyoruz....
Okusan da, okumasan da fark etmez artık. Şu noktayı koyduğum anda, sana da, senin hayatım içindeki yerine de nokta koymuş oluyorum. Virgülü çok hayatına ilk nokta benden olsun. Haydi, hayırlı olsun. Belki en büyük hatan da budur senin: Hiçbir ayrılığı noktalarla sonlandıramıyorsun. Hep virgüllerin var, en fazla noktalı virgüllerin var, hep devam ediyorsun. Bölemiyorsun, kesemiyorsun, bitemiyorsun; senden çok giden oluyor ama sen bir türlü gidemiyorsun
şimdi benim adım nolur nolmaz! bu işler artık bana inanki koymaz
duygular akar, durduramazsın bazen
işte, öyle bir anda, gel bana
korkular büyür, güven olmaz ya hani
işte, öyle olsa da, güven bana
kalbim gizli bahçe
şehrin ortasında
aşk eski hikaye
anlatayım sana
gel bana, gel bana, sevdiceğim
isterse tersine dönsün dünya
gel bana, gel bana, hep seveceğim
sen yeter ki gel bana
sözler biter, konuşamazsın bazen
sen sakın susma, gel bana
kalpler kırılır, onaramazsın ya bazen
sen sakın küsme, gel bana
kalbim gizli bahçe
gel bana
Ansızın girdi kapımdan o güzel, İçti mey, bekledi bir an o güzel. Seyredip tutmak için saçlarını, oldu tekmilce yüzüm göz, gözüm el. Çekemem el, nicedir sırlardan, Konuşup açmama hiç imkân yok. Seni memnun edecek sır bende; Diyebilsem ama hiç imkân yok
çile çekmenin erdem, ikiyüzlülüğün erdem, intikamın
erdem, vahşetin erdem, aklın inkarının erdem, buna karşın kendini iyi hissetmenin tehlike,öğrenme hırsının tehdit, barışın tehlike, acımanın tehlike, merhamet görmenin küfür, işin küfür, çılgınlığın tanrısallık, değişimin ahlaksızlık ve bozulma emaresi sayıldığı çağda! — Siz bunların hepsinin değiştiğini ve insanlığın böylece kendi karakterinde yanılmış olması gerektiğini mi sanıyorsunuz? Ah siz insan sarrafları, kendinizi daha iyi tanıyın!
kötülügün, ruhta iki şekle büründügünü söylemek gerek;biri vucutta hastalıgın,öteki çirkinligin karşılıgıdır
Var mı dünyada günah işlemeyen söyle:
Yaşanır mı hiç günah işlemeden şöyle;
Bana kötü deyip kötülük edeceksen,
Be insan , ne farkın kalır benden, söyle.
""Şeytan yalancıdır. Bizim aklımızı karıştırmak için yalan söyler; bize saldırmak içinse yalanları gerçekle karıştırır. Saldırısı psikolojiktir ama güçlüdür. O yüzden onu asla, ama asla dinleme..." Peder Merrin
Bir uçak yolculuğunda yan koltukta oturan bir adamın alyansını sağ elinin işaret parmağına taktığını fark eden yazar yorum yapmaktan kendini alamaz; 'Bayım alyansınızı yanlış elinize takmışsınız! '
Adam bunun üzerine; 'Yanlış kadınla evlendim de ondan! ' diye karşılık verir.
Ziglar bu anıyı aktardıktan sonra şöyle sorar; 'Peki ya bu adam doğru adam mı? Yani kadın doğru adamla
mı evlenmiş? Yanlış seçilmiş bir insana doğru insanmış gibi davranırsanız sonuçta doğru insanla evlenmiş olmaz mısınız? Doğru seçilmiş bir insanla evlendiğiniz halde yanlış davranıyorsanı z yanlış bir evlilik yapmışsınız demektir çünkü. Doğru insan olmak doğru insanla evlenmekten çok daha fazlasıdır! '
Yazar kitabında şu öyküyü anlatır..
'Yıllar önce Hawai'de başlık parasına benzer bir uygulama revaçtadır. Bir erkeğin sevdiği kızla evlenebilmesi için kızın ailesine belli sayıda inek vermek zorundadır. İnek sayısının 10 adet olması gerekmekle birlikte kızın özelliklerine göre bu sayı değişebilmektedir.
ve adada iki kızı olan bir adam yaşamaktadır. Kızlardan büyük olanı bizdeki deyişle -kabul görmeyen- tipte, şanssız bir kızdır ve babası ona 3 inek fiyat biçmiştir; 2 inekli bir teklifi de kabul edecektir; hatta iyi bir pazarlıkla 1 ineğe fit olmaya razıdır.
Bir gün adanın zenginlerinden Johny Lingo bu eve geldiğinde herkes onun diğer kızı isteyeceğini düşünür. Oysa yaşlı adamı sevince boğarak büyük kıza talip olur. Herkes en azından isteneni yani; 3 inek ödeyeceğini düşünürken Johny yanında 12 tane inekle gelmiştir! ! ..
O dönemlerde normal bir balayı ortalama bir yıl sürmektedir ama gelin ve damat iki yıllık balayı planlamıştır.
Damatla gelinin dönmesinin beklendiği gün ahaliden biri dönüşlerini haber vermeye gelir gelmesine ama gelenlerin Jony ve eşi olduğundan emin değildir. Aslında Johny'i tanımıştır fakat kızdan emin olamamıştır; yaklaşan kadın çok güzel, zarif birisidir. İyice yaklaştıklarında kimsenin tereddütü kalmaz. Fakat kızın güzelliği, cazibesi ve çekiciliği en eleştirici gözle bile reddedilmeyecek ölçüdedir. Yakından bakanlar Johnny'nin 12 inek karşılığında iyi bir alışveriş yaptığını düşünürler.'
Yazar işin püf noktasını şöyle özetler; 'Johnny 12 inek ödedi, kız 12 ineklik bir kadın haline geldi.'
Bu hep böyle olmaktadır; eşinize veya sevgilinize verdiğiniz değer, ona kazandırdığınız değerdir. Aslında 'doğru adam', 'doğru kadını' inşa eder, 'doğru kadın' da 'doğru adamı'...
kalp kırmadan, yıkıp-döküp-ezip geçmeden, doğru insanı bulmanız-doğru insan olmanız dileğiyle...